BAHŞEDİLEN ŞUUR

Ay, yüreğime nakşetti. O ki; her anımda gözlerime yansır, ruhuma sarılır. Soluk bir pencere kenarında satır aralarına sığınmışken ansızın karşımda belirir. Cebimde sedeften bir kartpostal, aklımda amansız tasavvurlar, kalbim tetikte semtin sokaklarını adımlarken bana gülümser. Ben ise ona ebedî sevgimden bahsederim.

Yıldızlar, omuzlara nakşetti. Kutlu bir mücadelenin, zalime gerilen iman dolu göğüsün ve kahramanca ileri atılmanın apoleti oldu. Gök, karanlığın boğucu zalimliğine onun sayesinde teslim olmadı, aydınlandı. Onlar ki; bak, biz buradayız ve her hâlükârda yanındayız derler. Ben ise onlara ebedî saygımdan bahsederim.

Toprak, her an içime serpilir canımı kanatarak. Oysa tanırım meyvelenen ağaç dallarını, fışkıran ekinleri ve envai güzel çiçekleri. Tıpkı bedelini tanıdığım gibi...

Rüzgar, bazen  usulca eser de sanki fikirlerimi yâr sayar, incitmekten sakınır. O vakit, her hücremde milletim vardır. Bazen ise sıkılmış yumruklarım çatık kaşlarım ve kesik soluğumla sert bir poyraz olur. Bil ki o vakit de Türk'e muhalif güruh topyekûn saldırıdadır.



Toprağın bereketine kök gökyüzünün rengine ahenk olan, rüzgarla dalgalanan ay yıldızlı bayrak ise bize benliğimizin şuurunu bahşetti.

"Şehitler tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak dalgalanmak için;

Rüzgar bekliyor!"


Büşra Büber

 

Yorumlar