TÜRKÇE NEREYE GİDİYOR?

 "Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil bilinçle işlensin" Bu sözün sahibi Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkçe'nin bilinçli bir şekilde kullanılmasının önemini anlamış bir milletin dili olmadan tüm maddi ve manevi değerlerini kaybedeceğini, kültüründen büyük koruyucusunun yine o kültürün dili olduğunu öngörmüş ve Türkçe'nin bilinçle işlenebilmesi için TDK'yi kurmuştur. TDK yıllar boyunca Türkçe'yi muhafaza etmiş ve diğer yabancı dillerin etkisine karşı korumuştur lakin son zamanlarda TDK bile bu konuda yetersiz kalmıştır.


Fenomen diye tabir edilen sosyal medyanın ünlü isimleri İngilizce ile karışık Türkçe kelimeleri cümle yapıp konuşmayı marifet sanmaya başlayınca dilimiz tabiri caizse kontrolden çıkmış ve bu konuşmaya Türkilizce diye isim bile vermişlerdir. Bu Türkilizce diye tabir ettiğimiz dilin yozlaştırılmış halini kullananların sayıları maalesef o kadar fazla ve cahillikleri akıllarının o kadar önüne geçmiş ki gençlerimiz bu kişilerin baskısı ile yavaş yavaş bu dili kullanmaya başlıyor ve adeta bu dilin asalaklarından biri haline geliyor. Birçoğumuz hatırlar yakın zamanda birkaç ünlü kişi konuşmalarına İngilizce kelimeler katarak video paylaşmış ve adeta bir sosyal medya linçi yemişti, daha sonralarında bu ünlülerimiz(!) pişkin bir şekilde konu ile alay etmiş, ayıplarının bırakın farkına varmayı bu ayıplarının üstünden kendilerine fayda bile sağlamışlardır. Bu olaylara ilk başlarda çokça tepki veren halkımız daha sonralarında durumu kabullendi ve tek bir tepki dahi gelmedi çünkü halkımız duyarsızlaştı. İşte bir dilin başına gelebilecek en kötü şey, güzel dilimiz Türkçe'nin başına geldi, onu kullanan millet diline, kimliğine karşı duyarsızlaştı. Oysa Türkçe bir başka dilin boyunduruğuna girip yozlaşmaya uğramayacak kadar büyük bir dil. Türkçe doğurgan bir dildir, kelime sayısı bakımından Fransızca, İngilizce dilleri Türkçe' den bilinen daha fazla kelimeye sahip olsalar da Türkçe' den daha büyük bir dil değillerdir. Bunun en büyük nedeni olarak Türklerin edebiyatı yazı ile değil söz ile yapmasıdır. Çünkü söz ile aktarılarak yapılan bir edebiyat bir müddet sonra kullanılan kelimelerin kaybolmasına yol açar, Türkçe bu nedenle diğer dillere nazaran daha az kelimeye sahiptir.                    Ama Türkçe'yi deyim yerindeyse işgal etmeye çalışan İngilizce' den örnek vermek gerekirse İngilizce’ de yeşil rengini betimleyen beş kelime vardır, Türkçe' de ise ördek yeşilinden türbe yeşiline, zeytin yeşilinden çim yeşiline kadar yirmiyi aşkın yeşili betimleyen kelime vardır. Bu kadar doğurgan bir dil olan Türkçe'nin aslen diğer dillerden fazla bir kelime yapısına sahip olduğunun bir nevi kanıtıdır. Gelelim işin aslına, Türkçe, duyarsızlaşıp yabancı dillerden kelime alarak yoluna devam edecek ve bir müddet sonra kendi dil yapısına tamamen yozlaşacak bir dil asla değildir. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun dediği gibi; "Türkçe konuşurken yarı İngilizce laflar sokuşturmak marifet değil, kimliksizlik, haysiyetsizlik alametidir." Türkçe'mizi koruyalım ve sahip çıkalım. Türkçe; ağzımızda, anamızın sütü gibi helal ve güzel olmalıdır. Türkçe ile kalın sağlıcakla kalın.


Şeyh Şamil KIVRAK

Yorumlar